İstanbul PERDER üyeleri, 12 Kasım 2009 tarihinde, Ülker'in yönetim kadrosuyla bir araya geldiler. Fabrika gezisi ve konuşmalardan oluşan programa İstanbul PERDER Başkanı Turan Özbahçeci, Rekabet Kurulu Eski Üyesi ve 2.Başkanı Tuncay Songör, Ülker Yönetim Kurulu Başkanı Ali Ülker ve Yıldız Holding Müşteri İlişkileri ve Kanal Koordinasyonu Genel Müdürü Tevfik Arıkan da katıldı. İlk olarak şirketin Topkapı'daki bisküvi ve çikolata fabrikasını gezen üyeler, market raflarında satışa sundukları Ülker ürünlerinin hangi aşamalardan geçerek üretildiğini görme fırsatı buldular ve üretim aşamasıyla ilgili bilgi aldılar.
Fabrika gezisinin ardından, Ülker Grubu Unlu Mamuller Başkan Yardımcısı Dr. Cafer Fındıkoğlu, Ülker'in geçmişi ve sektördeki bugünkü konumu hakkında bir sunum yaptı. Sözlerine, "Sizler bizsiz, bizler sizsiz olamayız. " diye başlayan Fındıkoğlu, yerel zincirlerle yıllar önce başlayan işbirliklerinin yıllar sonra da devam edeceğini söyledi. Yıldız Holding Kurumsal İletişim Müdürü Zuhal Şeker de, marka yaratma çalışmaları ve sosyal sorumluluk projeleri hakkında bilgi verdi.
İstanbul PERDER Başkanı Turan Özbahçeci, İstanbul PERDER'in örgütlenmesini tamamladığını belirterek, dernek çatısı altında 3 yılda çok güzel çalışmalar ortaya koyduklarını söyledi. Gider kalemlerini düşürücü, gelir kalemlerini artırıcı projelere imza attıklarını kaydeden Özbahçeci, İstanbul dışındaki PERDER üyelerinin de katılımıyla Fayda A.Ş.'yi kurduklarını bildirdi. Fayda A.Ş.'nin şu anda yüzün üzerinde ürünü çıktığını ifade eden Özbahçeci, "1 yılda çıkarmış olduğu ürünler, ürün kalitesi ve fiyat rekabetiyle göz doldurucu bir konuma ulaştı." dedi.
Av.Tuncay Songör ise, "Türkiye'de Rekabet Hukuku ve Uygulamaları" başlıklı bir konuşma yaptı. Songör konuşmasında özetle şu bilgilere yer verdi: Mal ve hizmet piyasalarında rekabet, ürün çeşitliliği, tüketiciler açısından seçme özgürlüğü, ürün ve hizmet kalitesinin artışı, daha düşük fiyatlar, yeni teknolojiler ve girişimciler için yeni fırsatlar yaratır. Rekabetçi iç piyasa sayesinde yurt dışından gelen rekabet baskılarına dayanabilme ve bu pazarlara açılabilme olanağına kavuşan işadamları bu sayede ülkenin uluslar arası alanda rekabet gücünün yükselmesine hizmet etmektedirler. Modern anlamda ilk Rekabet Kanunu ABD'de 1890 yılında kabul edilmiş olan Sherman Yasası'dır. Avrupa Birliği'nde ise, II. Dünya Savaşı'ndan sonra Almanya'da Rekabet Kanunu yürürlüğe girmiş ve 1957 yılında Roma Anlaşması ile uygulanmaya başlamıştır. Ülkemizde ise, 1980 sonrasında Rekabet Kanunu'nun çıkarılması için çok sayıda çalışma ve girişim gerçekleşmiş ve nihayet 1994 yılında 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun kabul edilerek yürürlüğe konulmuştur. Amacı mal ve hizmet piyasalarındaki rekabeti engelleyici, bozucu veya kısıtlayıcı anlaşma, karar ve uygulamaları ve piyasaya hâkim olan teşebbüslerin bu hâkimiyetlerini kötüye kullanmalarını önlemek, bunun için gerekli düzenleme ve denetlemeleri yaparak rekabetin korunmasını sağlamak olan 4054 sayılı Kanun, Türkiye Cumhuriyeti sınırları içindeki mal ve hizmet piyasaları ile bu piyasaları etkileyen eylem ve işlemlere uygulanır. 4054 sayılı Kanun' un temel hükümleri;
- Rakipler arasındaki anlaşma, uyumlu eylem ve kararları yasaklayan 4. madde,
- Teşebbüslerin tek başına ya da diğer teşebbüsler ile birlikte hâkim durumlarını kötüye kullanmasını yasaklayan 6. madde,
- Birleşme ve devralmaları düzenleyen 7. madde,
- 4. maddeye aykırı olan anlaşma, uyumlu eylem ve teşebbüs birlikleri kararları hakkında muafiyet kurallarını düzenleyen 5. madde,
- Bir anlaşmanın, kararın, eylemin veya birleşme-devralmanın Kanun' un 4,6 ve 7. maddelerine aykırı olmadığına dair kuralları içeren 8. Madde olarak karşımıza çıkmaktadır.
Bu çerçevede, rakip teşebbüslerin aralarında yaptıkları anlaşma, uyumlu eylem veya kararlar ile fiyat tespiti, pazar/bölge paylaşımı, müşteri paylaşımı veya ihale paylaşımı yapmaları yasaktır. Hakim durumda olan teşebbüsün yıkıcı fiyat uygulaması, diğerleri ile anlaşma yapmayı reddetmesi, uzun süreli münhasırlık içeren sözleşmeler yapması, aşırı fiyat uygulaması hakim durumun kötüye kullanılması olarak değerlendirilecektir. Bir ya da birden fazla teşebbüsün hakim durum yaratan veya hakim durumlarını güçlendiren birleşme ya da devralmalara Kanun çerçevesinde izin verilmemektedir.
Rekabet ihlalinin tespit edilmesi durumunda Rekabet Kurulu 4054 sayılı Kanun' un 16. maddesine göre ilgili teşebbüse idari para cezası uygulayacaktır. Kanun' a göre hapis cezası, lisans iptali veya işyerinin kapatılması gibi yaptırımlar bulunmamaktadır. Rekabet ihlallerinde teşebbüslere uygulanacak idari para cezası 16. maddenin 3. fıkrasına göre nihai kararın verildiği yıldan bir önceki yılın gayri safi gelirinin (cironun) % 10'una kadardır. İhlalde belirleyici etkisi olan yönetici veya çalışanlara da teşebbüse verilen cezanın % 5'ine kadar idari para cezası verilir. 4054 sayılı Kanun' a göre karar organı Rekabet Kurulu' dur. Rekabet Kurulu kararları Kanun' un 53. maddesine göre Kurum'un internet sayfasında yayınlanır. Kurul'un nihai kararlarına karşı gerekçeli kararın tebliğ edildiği tarihten itibaren 60 gün içinde doğrudan Danıştay'a iptal davası açılabilir.
Programın sonunda Özbahçeci, Ali Ülker'e ve Av. Tuncay Songör'e katkılarından dolayı teşekkür plaketi verdi.